abukland

pitik hanım ile yubu bey gururla sunar

huop

iyi geceler tambılır kardeş bugün bir yürüyüş yapıyım lan dedim, evden çıktım pis bi yağmur vardı. 5 dakka dayaniim de cevahire girerim dedim. üfff o kalabalık ne ööle birader. hava bozuk oldu mu millet doluşuyor bööle kapalı yerlere. bi daha da gitmem aha buraya yazıyorum. bişey dikkatimi çekti. böyle public yerlerde gezen insanların açıkça belirteyim profili çok düşük. şimdi böyle yazınca okuyan birinin bnm kendimi bi nane sandığımı düşünme ihtimalinden rahatsız oldum. ama başka bişey diyeceğim dur öyle düşünme kardeş. merak ediyorum da..bu şehirde yaşayan eli ayağı düzgün, oturmayı kalkmayı bilen, iyi eğitim almış insanlar neredeler? bu insanlar dışarı çıkmazlar mı? otobüse binmezler mi? yada gizli yollardan mı yürürler? herkes köşesine saklanıp beni mi izliyor yoksa uleyn? kumpas mı var? yada gizli bi yeraltı şehri kurdunuz da bi ben mi kulübe çağrılmadım? aklıma gelen son ihtimal de şu: beyin göçü bu derece mi arttı? okuldan olsun işten olsun kime sorsam evde pineklediklerini söylüyorlar..vayanasını insanın kendini doğru ifade etmesi önemli tabi ama buna burada çok önem vermiyorum. yazayım çıksın gitsin aklımdan, meşgul etmesin atık kafamı. geçelim başka bi konuya uyku problemim var. bi kaç gün düzenli uyku uyuyup düzenli yemek yesem, istemesen de mutluluk hormonu salgılıyorum. ama devamı gelmiyor. düzenin devamı hayatımı monotonlaştıracakmış gibi bi korku oluşturuyor. yoksa düzensizliğin sebep olduğu bi beyin salgısına bağımlı mıyım???? işte bu bi soru. kaostan bereket doğar diye bişey dedim geçenlerde elemanlar şaşırdı..ciddi misin diye sordular. ben alelade deyivermiştim. bana bunu söyleten uzaylılar değilse -ki değil- o zaman ne? kesin bağımlıyım bişeye..psikolojik yada kimyasal :hönk: gnome geliştiricisi bi coninin kişisel blogunu takip ediyorum 4 senedir. adam bigün aynen şöyle yazdı: “Going to sleep early has always been hard for me. I’ve never been able to give up on the possibility that the day has more to offer” ne güzel analiz etti olayı. sabahladığım geceler hep yeni bi kod dili görüp oturup incelemişimdir yada teknolojik bişey görüp ince ince her ayrıntısına kadar öğrenmeye çalışmışımdır. . yani uyumamak için beyin kendine bir nevi rüşvet veriyor ekstra performans göstererek.. ama sabah saat 6’ya doğru içimi bi pişmanlık kaplıyor hep. ulan yrn saat 24 bilemedin 1 oldu mu uyuyacağım diye söz veriyorum. ama asla bunu yapmıyorum. o saatler geldiğinde içimde bi tatminsizlik duygusu oluşuyor. bi açgözlülük bi kabullenememe. ne kdr yorgun olursam olayım gözlerim kızarsa da bu duyguya karşı koyamıyorum. bi gün sonra sabah 9’da ofiste olmalıyım ve 10da toplantıya girmeliyim, buna rağmen çoğu zmn malesef hiç uyumadan gitmeyi göze alıyorum. gece saat 5 gibi evde diğer odalarda uyuyan insanlarla kendimi kıyaslayınca onları kıskanıyorum. shasta olduğumu düşünüyorum. sorunumun ne olduğunu bimek dahi istemiyorum. sadece kendiliğinden çözülsün bitsin gitsin diye umut ediyorum. çaresizliğe bak nesene, sıkıldım bundan bahsetmekten. pazar günlerinden de nefret ederim zaten. öffff. her bireyin depresif düşüncelerinin yaydığı dalgaların korelasyonu eşuyumlu hale gelip üstüme geliyor gibi bi teorim var. doğru olmayabilir ama doğruysa boku yedim. şu yazıyı yazmaktan da gram keyif almadım valla, bitirdik tamam kapatıyoruz.. not: havalar bi bozdu bööle oldum yine.. 4-5 güne açacakmış, o zmn döneceğim

Notes