add a text post kank !
organisational uncertainty’i etkileyen 4 faktör şöyle abuklar (evet ukalaca)
heterogeneitiy versus homegenity - ilişkide bulunulan diğer organizasyonlarla benzerlik ve farklılıklar
stability versus variability - çevrede meydana gelen değişimin hızı ve seviyesi
degree of risk versus security - karşı karşıya bulunulan risk veya risklerin derecesi
degree of interconnectedness - diğer organizasyonlarla olan bağlantı ve etkileşim
şimdi kısaca ve serbestçe konunun üzerinden geçelim. Ben yubu, bilimsel yaklaşımı işime gelince kullanır, canım istemezse derhal terkederim. Ve yaklaşımlarımın düzensizliği kendi içinde öyle bir düzen oluşturur ki science-alternate bir hal alır. belki de science’ın kendisi yubu-alternate’dir de doğru olan yubu approach’tır, ha
Mesela Newtonian approach ne yapar arkadaşlar? çalıştık mı bakim?
Evet hatırlıyorsak Newton’un olayı doğrusal yaklaşımdır. yani mevcut şartlar tam olarak biliniyorsa geleceğin kesin olarak ön görülmesi mümkündür der. Bu zamanının dev fizikçisi şimdilerde ise kendi çöplüğünün horozu olan Newton’un organizasyon teorisine etkisidir. Bilim dünyasına damgasını o vurmuştu bir dönem. Bir konuştu mu wooow sesi çıkar, birbirinden zeki bilim insanlarının ağzı açık kalırdı. E şimdi hiç gülmeyelim, 50 yıl sonra da bizim peee dediklerimiz gülünç olacak. Peki bu kafa karıştırıcı işlerle uğraşmaya ne gerek, nedir yani bu denli anlamaya çalıştığımız ki değil mi abuklar. yaşayalım gidelim bitsin.. aslına bakarsanız tüm yaptığımız yaşamımızı aslında olduğundan daha önemliymiş gibi kendimizi aldatmak. hayatımızın rating’ini yükseltmeye çalışıyoruz bir nevi. devam edelim
Mevcut şartları bilerek gelecekteki yada geçmişteki şartların hesaplanabilmesi mümkündür diyen bu Newtonian anlayış oldukça mekanist ve deterministti. Sonradan ne oldu Chaos ve Complexibility kavramları ortaya çıktı. Nedir bunlar peki? doğrusal ve doğrusal olmayan şekilde tüm tabiat birbiriyle irtibatlıdır. Yani tabiatta düzen ve tahmin edilebilirlik olduğu gibi; belirsizlik, kuralsız düzensizlik, tahmin edilemezlik de bir kuralıdır. ‘Herhangi bir alt sistemi bütünden ayrı olarak incelemek hataya neden olur’ düşüncesi de ilk kez böylece ortaya çıkmıştır. Her türlü genellemenin hatalara neden olacağı böylece anlaşılmıştır. 2 nefes zamanı duralım. aşağıdan devam.
Aslında bugünün aklı ta o zamandan temellendirilmiş. Bugün de bunlara benzer şekilde temelleri atılan birçok düşünceden bazıları ileride zamanın aklının temel kabullerini oluşturacaktır. Geçmişe ve bugüne hakim olmak, nereden geliyor nereye gidiyor diye tahlil edebilmek ne de güzel bir uğraştır öyle.. evet konuya giriş yaptık, azıcık bilgi verdik ve biraz da kahve sohbeti edercesine şu ana kadar geldik. Şunu mutlaka belirtmeliyim. Ben önceden “o şöyle demiş bu böyle düşünmüş ee ne önemi var hepsi biraz sanal değil mi? sonuçta hayat onlar öyle dese de demese de kendi yolunda devam edecek” diyordum kendi kendime. Sonradan anladım ki kazın ayağı öyle değilmiş. (Birşeyler size garip geliyorsa ama o garip şeyle uğraşanlar zeki adamlarsa bir durun ve hemen ahkam kesmeyin abuklar, sonradan lisans eğitiminizin son dönemlerinde jeton tangur tungur düşer.)
şöyle; herhangi bir sistemde temel unsur insanların zihinsel modelleridir. Her bir bireyin zihinsel modeli dış dünyanın her bir unsurunu içsembolik bir simgeye çevirir ve karşılaştığı problemlerin kafasındaki temsili, çözüm için yapılması gerekenleri belirler. yani demem o ki insanların zihinsel modellerini yeniden oluşturmaya yeltenen herbir düşünce eylem yada şuan tanımlayamadığım eylem dünyayı değiştirmeye kalkışmıştır diyebiliriz. o yüzden o öyle demiş bu böyle düşünmüş olayı sandığım gibi abesle iştigal değilmiş.
bugün konuya biraz giriş yaptık. bu başta yazdığım organizasyonel belirsizlik, ve etkileyen faktörler uzuun bir araştırmanın son hali. dile kolay olan şu; herhangi bir organizasyonun değişime adaptesi, dinamik çevresel unsurlara organizasyonun refleksi.. mesela devlette bürokrasi, öff yazarken bile yorucu.. yada doğal felaketler, savaş vs.. karşı topyekün ülkenin hali.. kaotik ve karmaşık şartlarda kriz yönetiminin teorik analizi demek daha doğru.. ilginç olan modellendiğinde ortaya çıkan yapı herşeye cuk oturuyor zira herşey az veya çok kaotik ve kompleks.. organizasyon teorisini yazan beyleri de görsem kutlayacağım.. konuya giriş yaptık. bu konularda beni kimse dinlemek istemiyor, sıkıcı tabi..o yüzden yazdım rahatladım devamını yazar mıyım bilmiyorum.
yazımızı karizma olsun die güzel bir motto ile kapatmak istiyorum: think again
aa dün okudum bi yerde, bizim ibm’in şeytan olduğunu düşünenler varmış. birçok açıdan deliller sunmuşlar buna.. şeytana çalışmışım demek, puh bana !
yeşilciler ‘think again’ diyorlar, ibm’in mottosu ise “think blue”
so u don’t dare to think, neme lazım hacı

